EĞİTİME KISA SÜRELİ ARA, TOPLUMSAL SAKİNLİK İÇİN GEREKLİ BİR ADIM OLABİLİR

Son günlerde peş peşe yaşanan ve öğretmenler ile öğrencileri hedef alan şiddet olayları, yalnızca güvenlik tartışmalarını değil; aynı zamanda toplumsal psikolojiyi de derinden etkilemiştir. Özellikle Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen olayların ardından oluşan kaygı, korku ve belirsizlik duygusu göz ardı edilemez bir noktaya ulaşmıştır. Bu süreçte en kritik nokta yalnızca fiziksel güvenlik değil, çocukların ve ailelerin psikolojik güvenliğidir. Toplumda oluşan yoğun tedirginlik ortamı dikkate alındığında, eğitime kısa süreli – örneğin iki günlük – bir ara verilmesi; hem olayların sağlıklı şekilde değerlendirilmesi hem de gerekli güvenlik önlemlerinin yeniden gözden geçirilmesi adına yerinde bir adım olabilir. Bu tür bir ara; * Okullardaki güvenlik protokollerinin yeniden düzenlenmesine, * Yetkililerin hızlı ve etkili önlemler almasına, * Velilerin ve öğrencilerin psikolojik olarak rahatlamasına, * Eğitim ortamına güven duygusunun yeniden inşa edilmesine katkı sağlayacaktır. Unutulmamalıdır ki eğitim yalnızca akademik bir süreç değil, aynı zamanda güvenli bir ortamda gelişim sürecidir. Güven duygusunun zedelendiği bir ortamda eğitimin sağlıklı şekilde devam etmesi mümkün değildir. Bu nedenle, alınacak kısa süreli bir ara; bir geri adım değil, aksine daha güçlü ve güvenli bir eğitim ortamı için atılmış stratejik bir adımdır. Toplumun en hassas alanı olan çocuklarımız söz konusu olduğunda, öncelik her zaman güvenlik ve psikolojik iyilik hali olmalıdır. Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER 15 Kasım Kıbrıs Üniversitesi Öğretim Elemanı
Benzer Videolar