DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 0%
İstanbul
°

SABAHA KALAN SÜRE

yonetici

yonetici

07 Ekim 2026 Çarşamba

TÜRKİYE DÜZEYİNDE BÜYÜK BAŞARI: YÖK ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ’NE

TÜRKİYE DÜZEYİNDE BÜYÜK BAŞARI: YÖK ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLÜ ERZURUM TEKNİK ÜNİVERSİTESİ’NE
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ), matematik alanındaki nitelikli akademik çalışmalarını Türkiye ölçeğinde büyük bir başarıyla taçlandırdı. ETÜ bünyesinde tamamlanan bir doktora tezi, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından Matematik alanında “Yılın Doktora Tezi” ödülüne layık görüldü.

Erzurum Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Matematik Anabilim Dalı Analiz ve Fonksiyonlar Teorisi Bilim Dalı’nda tamamlanan doktora çalışması, Türkiye’nin en prestijli akademik ödüllerinden birinin sahibi oldu.

Kafkas Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Yücel Özkan’ın, ETÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çağlar’ın danışmanlığında ve Kafkas Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Deniz’in eş danışmanlığında hazırladığı “Bazı Özel Fonksiyonlar İçin Fonksiyonel Eşitsizlikler” başlıklı doktora tezi, YÖK Üstün Başarı Ödülleri kapsamında Matematik alanında “Yılın Doktora Tezi” seçildi.

Ödül Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Takdim Edildi
Akademik camiada büyük yankı uyandıran ödül; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla düzenlenen görkemli törende, genç bilim insanı Dr. Öğr. Üyesi Yücel Özkan ve tez danışmanı Prof. Dr. Murat Çağlar’a takdim edildi. Törende elde edilen bu derece, Erzurum Teknik Üniversitesi’nin temel bilimler alanındaki yüksek standartlarını ve lisansüstü eğitim kalitesini bir kez daha tescilledi.

Prof. Dr. Murat Çağlar: “Oluşturduğumuz Bilimsel Kültürün Bir Sonucu”
Türkiye çapında dereceye giren tezin danışmanlığını üstlenen ETÜ Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çağlar, ödül sonrası yaptığı açıklamada duyduğu gururu dile getirdi. Prof. Dr. Çağlar, şu ifadeleri kullandı:

“Bir akademisyen için öğrencisinin bilimsel başarısına tanıklık etmek ve onun Türkiye çapında bir ödüle layık görülmesinde danışman olarak katkı sunmak büyük bir gurur ve mutluluktur. Bu ödülü, öğrencimiz Dr. Öğr. Üyesi Yücel Özkan’ın başarısı kadar, Erzurum Teknik Üniversitesi’nde matematik alanında oluşturduğumuz bilimsel çalışma kültürünün de bir sonucu olarak görüyorum.”

Temel bilimlere verdiği önemle adından söz ettiren Erzurum Teknik Üniversitesi, bu tarihi başarıyla birlikte hem lisansüstü eğitimdeki gücünü hem de akademik danışmanlık süreçlerindeki niteliğini ulusal düzeyde bir kez daha kanıtlamış oldu.

Devamını Oku

Ali Öğdük Oltu Pazarında yine dert dinledi: Esnaf satamıyor vatandaş alamıyor

Ali Öğdük Oltu Pazarında yine dert dinledi: Esnaf satamıyor vatandaş alamıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL


İYİ Parti Erzurum İl Başkanı Ali Öğdük ve parti heyeti, Oltu ilçesinde kurulan semt pazarını ziyaret ederek pazar esnafı ve alışverişe çıkan vatandaşlarla bir araya geldi. Tezgahları tek tek gezen İl Başkanı Öğdük, hem girdi maliyetleri altında ezilen esnafın hem de hayat pahalılığıyla mücadele eden pazar halkının dertlerini dinledi. Oltu ile birlikte çevredeki 4 ilçenin haklına da hizmet veren Oltu pazarında yüksek enflasyon, alım gücünün düşmesi ve mazot fiyatları damga vurdu.


Vatandaş Feryat Etti: “Enflasyon Düştü Diyorlar Ama Pazara Yansımıyor!”

Pazarda poşetlerini doldurmakta zorlanan vatandaşlar, artan hayat pahalılığı karşısında çaresiz kaldıklarını belirterek İl Başkanı Ali Öğdük’e dert yandı.
Eskiden kilolarca alınan sebze ve meyvenin artık gramla alınabildiğini vurgulayan bir pazar müşterisi, tepkisini şu sözlerle dile getirdi:

“Eskiden her hafta pazara geldiğimizde 5-6 kilo sebze ve meyve alabiliyorduk; ama şimdi bir iki kilo ancak alabiliyoruz ya da pazar çantasını dolduramadan eli boş dönüyoruz. Artık yeter, bu durum nereye kadar böyle sürecek? Televizyonlara çıkıp ‘enflasyon düştü’ diyorlar ama bu düşüş neden pazara, manava, markete yansımıyor? Aksine her geçen gün fiyatlar daha da artıyor. Enflasyonun düştüğünü söyleyen yetkililer acaba hiç pazara, markete gidiyor mu? Alışverişi kendileri yapıyor mu? Yiyecek mi alalım, çocuk mu okutalım? Bir de eve kira veriyorsan geçinmek imkânsız hale geldi.”


Pazar Esnafı Kan Ağlıyor: “Mazot Oldu 100 Lira, Sattığımız Malı Yerine Koyamıyoruz”

Satışların durma noktasına geldiğini ve sattıkları ürünün yerine yenisini koyamadıklarını ifade eden Oltu pazar esnafı ise yüksek akaryakıt fiyatları ve azalan müşteri potansiyelinden şikayet etti.
Emeklilerin pazarda ancak ‘turist gibi’ gezebildiğini söyleyen bir pazar esnafı şöyle konuştu:

“İşler tamamen durgun. Zaten emekli vatandaş pazara gelemiyor; gelse de pazarın içinde turist gibi şöyle bir gezip gidiyor, alışveriş yapamıyor. Nasıl yapsınlar bu gelirle? Vatandaş haklı olarak ‘pahalı’ diyor ama biz de malı satsak bile bizi kurtarmıyor. Mazot olmuş 100 lira! Müşterilerimizin çoğunluğu çevre köylerden geliyor; hem geliş gidiş dolmuş parası veriyor hem pazar alışverişi yapıyor. Zaten ne kazanıyorlar ki ne harcasınlar? Bugün pazarda tezgaha koyup sattığımız malı, ertesi gün aynı fiyata alıp koyamıyoruz. Biraz fazla mal alsak müşteri alamadığı için elimizde kalıp çürüyor. Artık ne yapacağımızı şaşırıp kaldık.”

İl Başkanı Ali Öğdük: “Kasanın Açığını Zamlarla Kapatmaya Çalışıyorlar, Az Kaldı!”
Esnafın ve vatandaşın taleplerini dinleyen İYİ Parti Erzurum İl Başkanı Ali Öğdük, iktidarın ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirdi. Vatandaşlara ve esnafa sabır çağrısında bulunan Öğdük, çözümün İYİ Parti iktidarında olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Saha gezilerimizde görüyoruz ki pazarın da esnafın da hali içler acısı. İktidarın ömrü de gücü de artık bitti. Ne yapacaklarını şaşırmış durumdalar. Boşalttıkları ülke kasasını her gün yeni zamlarla, vatandaşa yükledikleri ağır vergilerle doldurmaya çalışıyorlar. Pazar esnafımızdan ve tüm Oltulu vatandaşlarımızdan biraz daha sabretmelerini rica ediyorum. Az kaldı, merak etmeyin. Sabredin, hep birlikte sandıkta bunları göndereceğiz. O zaman verin yetkiyi, görün etkiyi! İnşallah hepsi İYİ olacak.”

Ziyaret, İl Başkanı Ali Öğdük ve beraberindeki heyetin esnafa hayırlı işler dileklerinde bulunmasının ardından sona erdi.

Devamını Oku

Meclis’te yeni yasama yılı başlıyor

Meclis’te yeni yasama yılı başlıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL


TBMM, 51 günlük aranın ardından bugün 28. Dönem 5. Yasama Yılı’na başlıyor. Yeni dönemde sermaye piyasaları ve fonlara ilişkin gelişmeler, “Terörsüz Türkiye” süreci ve 13. Yargı Paketi öne çıkarken, Genel Kurul ilk yasama mesaisini 6 Ekim’de yapacak.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 51 günlük aranın ardından bugün yeni yasama yılına başlıyor. 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın ilk gününde özel oturum gerçekleştirilecek; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Genel Kurul’a hitap edecek. Genel Kurulun kanun tekliflerini ele alacağı ilk olağan yasama mesaisi ise 6 Ekim’de başlayacak.

Yeni yasama yılında Meclisin önünde ekonomi, yargı ve iç politikaya ilişkin yoğun bir gündem bulunuyor. Sermaye piyasalarında yatırım fonlarıyla ilgili son gelişmelerin Meclis gündemine taşınması beklenirken, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin çalışmalar da yeni dönemin öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.

Fonlardaki gelişmeler Meclis gündeminde
Sermaye piyasaları ve yatırım fonlarına ilişkin son gelişmelerin yeni yasama yılının ilk gündem başlıklarından olması bekleniyor. Konuya ilişkin Meclis araştırması açılması yönünde çağrılar bulunurken, TBMM’de araştırma komisyonu kurulması seçeneği de tartışılıyor.

Meclisin açılmasıyla birlikte ihtisas komisyonları da çalışmalarına başlayacak. Plan ve Bütçe Komisyonu, 6 Ekim’de AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplanacak.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan da aynı gün komisyonda Bankanın faaliyetleri ve para politikası uygulamalarına ilişkin sunum yapacak. Karahan’ın küresel gelişmeler, Türkiye ekonomisi, enflasyon görünümü, faiz kararları ve para politikasına ilişkin değerlendirmelerde bulunması bekleniyor. Milletvekillerinin soruları doğrultusunda sermaye piyasaları ve fonlardaki gelişmelerin de toplantıda gündeme gelmesi öngörülüyor.

13. Yargı Paketi ekim gündeminde
Meclisin önündeki bir diğer önemli başlık 13. Yargı Paketi olacak. Paket üzerindeki hazırlıkların sürmesi ve düzenlemenin ekim ayı içerisinde TBMM gündemine gelmesi bekleniyor.

“Terörsüz Türkiye” süreci de gündemde
Yeni yasama yılında “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında atılacak adımlar da Meclisin önemli gündemlerinden biri olacak. Süreç, 30 Eylül’de gerçekleştirilen Milli Güvenlik Kurulu toplantısında da ele alındı.

MGK bildirisinde, “Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedefleri istikametinde atılan adımlar ve katedilen mesafe değerlendirilmiş” ifadesine yer verilirken çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.

Erdoğan Genel Kurul’a hitap edecek
Yeni yasama yılı için bugünkü program saat 13.00’te TBMM’deki Atatürk Anıtı’nda başlayacak. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılacağı törende anıta çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Devamını Oku

“İKTİDAR AİLE KURMAYI KOLAYLAŞTIRMALI”

“İKTİDAR AİLE KURMAYI KOLAYLAŞTIRMALI”
0

BEĞENDİM

ABONE OL


İYİ Parti Kadın ve Aile Politikalarından Sorumlu İl Başkan Yardımcısı Belkız Korkmaz, “Demografik Geleceğimiz ve Nüfus Politikaları” ile ilgili bir basın açıklaması yaptı.
Türkiye genelinde bulunan bütün il ve ilçe teşkilatları tarafından aynı saatte yapılan basın açıklamasında “Demografik Geleceğimiz ve Nüfus Politikaları” konusu ele alındı. Erzurum il binasında yaptığı basın açıklamasında Korkmaz şöyle konuştu:

“Bugün Türkiye’nin nüfusunu konuşacağız. Ama sadece kaç çocuğumuz doğduğunu değil, neden daha az doğduğunu konuşacağız. Sadece rakamları değil, o rakamların arkasındaki hayatı konuşacağız. Çünkü nüfus meselesi aslında bir güven meselesidir.
Bugün aile kurmayı planlayan vatandaşlarımız yalnızca çocuk sahibi olmayı düşünmüyor. O çocuğu nasıl bir ülkede büyüteceğini, nasıl bir evde yaşayacağını, nasıl bir eğitim alacağını, güven içinde büyüyüp büyüyemeyeceğini ve geleceğe umutla bakıp bakamayacağını düşünüyor.
İşte bu nedenle biz, “Neden daha fazla çocuk doğmuyor?” sorusundan önce çok daha temel bir soruyu sormak zorundayız.
İnsanlar neden aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı her geçen gün daha fazla erteliyor?
Çünkü mesele çocuk istememek değildir. Mesele, insanların aile kurabilecekleri, çocuklarını güven içinde büyütebilecekleri ve gelecekten umut duyabilecekleri şartların her geçen gün daha da zorlaşmasıdır.
Değerli basın mensupları, bugün Türkiye’nin demografik yapısı hepimize güçlü bir uyarı veriyor. Bunu biz söylemiyoruz; resmî veriler söylüyor.

2025 yılında ülkemizde 895 bin 374 bebek dünyaya geldi. Toplam doğurganlık hızımız 1,42’ye geriledi. Bugün 9 milyon 583 bin vatandaşımız 65 yaş ve üzerindedir. Yaşlı nüfus oranı %11.1 iken çocuk nüfus oranı %20.4. Ve mevcut eğilimler devam ederse, yüzyılın sonunda Türkiye nüfusunun yaklaşık 76,8 milyon seviyesine gerilemesi beklenmektedir. Bugün aklımızda dört rakam kalsın:
1,42…
895 bin 374…
9 milyon 583 bin…
76,8 milyon…
Çünkü bu rakamlar sadece birer istatistik değildir. Bunlar Türkiye’nin geleceğine dair güçlü bir uyarıdır.
Ancak bu tabloyu yalnızca doğan çocuk sayısıyla açıklayamayız. Nüfus politikası sadece demografi değildir.
Aynı zamanda ekonomi politikasıdır. Sosyal devlet politikasıdır. İstihdam politikasıdır. Ve en önemlisi, aile politikasıdır.
Çünkü insanlar önce çocuk sahibi olmaya değil, önce bir hayat kurmaya karar verir. Bugün aile kurma çağındaki vatandaşlarımızın karşısında yüksek konut maliyetleri var. Hayat pahalılığı var. Gelir belirsizliği var. Çocuk bakım giderleri var. Kreş ihtiyacı var. Ve bütün bunların üzerinde, yarına ilişkin ciddi bir güvensizlik var.

Artık aileler yalnızca bugünkü gelirlerini hesaplamıyor. Çocuklarının kreşe başlayacağı günü, okulunu, üniversitesini, meslek sahibi olup olamayacağını, hatta yıllar sonra ev sahibi olup olamayacağını da düşünüyor.
İşte bu yüzden bugün bazı aileler ikinci çocuğu istemedikleri için değil, sahip oldukları imkânı ilk çocuklarının geleceğine ayırabilmek için çocuk sayısını artırmıyor.
Bu gerçeği doğru okumak zorundayız. Türkiye’nin nüfus sorunu, insanların çocuk istememesi değildir. Türkiye’nin nüfus sorunu, aile kurmayı ve çocuk sahibi olmayı güven içinde planlayamamasıdır.

Ailelerin yaşadığı gelecek kaygısını yalnızca ekonomik sebeplerle açıklamak da eksik olur. Elbette ekonomik güvence çok önemlidir. Ancak bugün anne ve babalar sadece geçimi değil, çocuklarının güvenliğini de düşünüyor. İyi bir eğitim alabilecek mi? Güvenli bir çevrede büyüyecek mi? Şiddetten, bağımlılık risklerinden ve dijital dünyanın
tehditlerinden korunabilecek mi?
Bütün bu soruların ortak bir cevabı var: Geleceğe güven.

İnsanlar çocuk sahibi olmaktan değil, çocuklarını belirsizlik içinde büyütmekten endişe ediyor.
Bu nedenle nüfus politikasını yalnızca doğumu teşvik eden bir politika olarak göremeyiz.
Gerçek nüfus politikası; aile kurmayı kolaylaştıran, çocuk büyütmeyi güvenli hâle getiren ve geleceğe güven veren güçlü bir devlet politikasıdır.

Tam da bu noktada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının yürüttüğü çalışmaları bu anlayışla değerlendiriyoruz.

2025 yılı “Aile Yılı” ilan edildi. Ardından 2026-2035 dönemini kapsayan “Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu açıklandı. Aileyi güçlendirmeye yönelik her samimi çabayı elbette önemsiyoruz. Ancak bugün artık sloganları değil, sonuçları konuşma zamanıdır. Çünkü milletimiz artık açıklanan programları değil, kendi hayatındaki değişimi görmek istiyor. Bugün cevap bekleyen soru şudur:
Aile kurmak kolaylaştı mı?
Çocuk yetiştirmenin yükü hafifledi mi?
Ailelerin hayatında gerçekten ne değişti?
Peki, bu tablo karşısında iktidarın görevi nedir?
İktidarın görevi insanlara sadece “Daha fazla çocuk sahibi olun.” demek değildir. İktidarın görevi, aile kurmayı kolaylaştırmak; çocuk sahibi olmayı güvenli, sürdürülebilir ve umut veren bir hayat tercihine dönüştürmektir.
Bu nedenle bugün Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na şu soruyu sormak zorundayız: Aile Yılı ilan edildi.
Ardından Aile ve Nüfus On Yılı başlatıldı.
Peki sonuç ne?
Aile kurmak kolaylaştı mı?
Çocuk yetiştirmenin mali yükü hafifledi mi?
Kreş hizmetlerine erişim arttı mı?
Kadınların hem çalışma hayatında kalmasını hem de anneliği birlikte sürdürebilmesini sağlayacak yeni imkânlar oluşturuldu mu?
Bugün vatandaşlarımız artık yapılan toplantıların, hazırlanan raporların ya da açıklanan hedeflerin sayısını değil; hayatlarında neyin değiştiğini görmek istiyor.
Çünkü aile politikalarının gerçek ölçüsü açıklanan programlar değil, ailelerin hayatında
meydana gelen değişimdir.
Biz yalnızca eksikleri göstermek için değil, çözüm üretmek için siyaset yapıyoruz. İşte bu nedenle İYİ Parti olarak, Türkiye’nin nüfus geleceğini güvence altına alacak önerilerimizi milletimizin takdirine sunuyoruz.
Çünkü nüfus politikası sadece doğumu artırmayı değil; aile kurmayı kolaylaştırmayı, çocuk büyütmeyi güvenli hâle getirmeyi ve geleceğe güven duyan bir toplum inşa etmeyi hedeflemelidir.

Öncelikle, aile kurmanın önündeki en büyük engellerden biri olan ekonomik belirsizliği azaltacağız. Genç aileler için erişilebilir konut modellerini yaygınlaştıracak, aile odaklı
sosyal destekleri güçlendirecek ve çocuk sahibi olmayı ekonomik açıdan cezalandıran değil, destekleyen bir sistemi hayata geçireceğiz.

İkinci olarak, bakım hizmetlerini sosyal devletin asli görevi olarak görüyoruz. Kreş hizmetlerini ülke genelinde yaygınlaştıracak, çocuk bakımına erişimi kolaylaştıracak ve yaşlı ile engelli bakım hizmetlerini güçlendirerek bakım yükünün yalnızca kadınların omuzlarında kalmasına izin vermeyeceğiz.

Üçüncü olarak, çalışan anne ve babaları destekleyen yeni bir çalışma hayatı inşa edeceğiz. Esnek çalışma modellerini geliştirecek, ebeveyn izinlerini güçlendirecek ve hiçbir kadının annelik ile mesleği arasında seçim yapmak zorunda kalmadığı bir çalışma hayatını hedefleyeceğiz. Çünkü güçlü aile, kadının ekonomik hayattan dışlandığı değil;
kadınların güven içinde çalışabildiği toplumlarda kurulur.

Dördüncü olarak, çocuklarımızın güvenliğini yalnızca fiziksel güvenlik olarak görmüyoruz. Onları şiddetten, bağımlılıklardan ve dijital dünyanın risklerinden koruyan güçlü bir önleyici sosyal politika anlayışını hayata geçireceğiz.

Ve son olarak şunu özellikle ifade etmek istiyorum:
Nüfus politikası sadece doğumla başlamaz.

İnsanın doğumundan yaşlılığına kadar uzanan güçlü bir sosyal devlet anlayışıyla başarıya ulaşır. İşte bu nedenle biz, çocuktan yaşlıya kadar her bireyin kendisini güvende hissettiği, ailelerin yalnız bırakılmadığı ve geleceğe güvenle bakabildiği bir Türkiye hedefliyoruz.
Değerli basın mensupları,
Bugün konuştuğumuz dört rakam aslında bize bir tercih yapmamız gerektiğini söylüyor. Ya bu tabloyu seyredeceğiz…
Ya da cesur, gerçekçi ve insan odaklı politikalarla Türkiye’nin demografik geleceğini yeniden inşa edeceğiz.
Biz ikinci yolu seçiyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki Türkiye’nin nüfus sorunu çözülebilir.
Ama bunun yolu insanlara daha fazla çocuk sahibi olmalarını söylemekten değil, insanların aile kurmaya güven duyacağı şartları oluşturmaktan geçer.
Türkiye aile kurmayı kolaylaştırmadan, nüfus sorununu çözemez. Türkiye çocuk sahibi olmayı güvence altına almadan, demografik geleceğini güvence altına alamaz.
Ve son sözümüz şudur:
Türkiye çocuk istiyorsa, önce aileye güven vermelidir. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla slogan değil; daha güçlü bir sosyal devlet, daha güçlü aileler ve geleceğine güvenen bir toplumdur. Bizim mücadelemiz de tam olarak bunun içindir.”

Devamını Oku

İYİ PARTİ İL BAŞKANI ÖĞDÜK’TEN İL JANDARMA KOMUTANI TÜMG. NEZAKET ZİYARETİ

İYİ PARTİ İL BAŞKANI ÖĞDÜK’TEN İL JANDARMA KOMUTANI TÜMG. NEZAKET ZİYARETİ
0

BEĞENDİM

ABONE OL


İYİ Parti Erzurum İl Başkanı Ali Öğdük, Ankara’dan Erzurum İl Jandarma Komutanlığına atanan Tümgeneral Cengiz Yıldız’a hayırlı olsun ziyaretinde bulundu.
İYİ Parti Erzurum İl Başkanı Ali Öğdük, bir süre önce Ankara İl Jandarma Komutanlığı görevinden Erzurum İl Jandarma Komutanlığına atanan Tümgeneral Cengiz Yıldız’a nezaket ziyaretinde bulundu. Oldukça samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede İl Başkanı Öğdük, kendisinin de bir şehit yakını olduğunu vurgulayarak devletin kolluk kuvvetlerine her zaman ayrı bir önem verdiğini dile getirdi. Tümgeneral Yıldız’a yeni görevinde başarılar dileyen Öğdük, gösterilen nazik misafirperverlikten dolayı da teşekkürlerini iletti.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Erzurum İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cengiz Yıldız ise İYİ Parti İl Başkanı Ali Öğdük’e teşekkür etti. Erzurum gibi kadim bir şehirde görev yapmaktan büyük onur ve mutluluk duyduğunu belirten Tümgeneral Yıldız, kentin huzur ve güvenliği için kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.

Ziyarette İYİ Parti İl Başkan Yardımcısı Hakkı Kobal, İl Teşkilat Başkanı Erhan Çelik ve Gençlik Kolları Başkanı Ali Kaya’da başkan Ali Öğdük’e eşlik ettiler.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.