DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 0%
İstanbul
°

SABAHA KALAN SÜRE

yonetici

yonetici

16 Temmuz 2026 Perşembe

İl Başkanı Öğdük: “Esnaf Siftah Yapamıyor, Emekli Kirasını Ödeyemiyor”

İl Başkanı Öğdük: “Esnaf Siftah Yapamıyor, Emekli Kirasını Ödeyemiyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti Erzurum İl Başkanı Ali Öğdük, kentteki esnaf ziyaretlerini sürdürüyor. Vatandaşın ve esnafın sorunlarını yerinde dinleyen Öğdük, ziyaretleri sırasında dikkat çekici tespitlerde bulundu.
Birçok esnafın siftah yapamadan dükkanını kapattığını belirten Öğdük, “Erzurum’da her gün yüzlerce esnafımız siftah yapamadan kepenk indiriyor. Vatandaşın alım gücü eridi, esnaf ise bu durumdan en ağır şekilde etkileniyor” dedi.

Kira Fiyatları Emekliyi Vurdu
Öğdük, kira fiyatlarının her geçen gün arttığına dikkat çekerek, emeklilerin yaşadığı mağduriyeti şu sözlerle dile getirdi:
“20-25 bin lirayı aşan kira fiyatları karşısında emeklilerimiz tamamen mağdur edilmiş durumda. Aldıkları maaşın neredeyse tamamını kiraya veren emeklilerimiz, mutfak giderlerini, elektrik, su, doğalgaz ve telefon faturalarını karşılayamaz hale gelmiş durumda. Bir emekli maaşı ile bu faturaların altından kalkmak artık mümkün değil.”

“Sorunlar Görmezden Geliniyor”
Halkın giderek ağırlaşan ekonomik koşullar altında ezildiğini vurgulayan Öğdük, “Esnaf siftah yapamıyor, emekli kirasını zor ödüyor, vatandaş geçinemiyor. Bu sorunlar görmezden gelinerek çözülemez. Halkın sesine kulak verilmeli, somut adımlar atılmalıdır” ifadelerini kullandı.
Öğdük, esnaf ziyaretlerine devam edeceğini ve sahada edindikleri tespitleri kamuoyuyla paylaşmayı sürdüreceklerini belirtti.

Devamını Oku

A Milli Erkek Voleybol Takımı’ndan 6. galibiyet

A Milli Erkek Voleybol Takımı’ndan 6. galibiyet
0

BEĞENDİM

ABONE OL


A Milli Erkek Voleybol Takımı, 2026 FIVB Milletler Ligi (VNL) üçüncü hafta ilk karşılaşmasında ev sahibi Sırbistan’ı 3-0 yenerek organizasyondaki 6. galibiyetini elde etti.
Bu sonuçla ay-yıldızlı ekip turnuvadaki galibiyet sayısını 6’ya çıkarırken, Sırbistan ise 5. mağlubiyetini aldı.

Milliler, Milletler Ligi’nin üçüncü haftasındaki ikinci maçında 17 Temmuz Cuma günü TSİ 17.30’da Ukrayna ile karşı karşıya gelecek.

Devamını Oku

15 Temmuz’un hafızası Ankara Kulisi’nde ele alındı

15 Temmuz’un hafızası Ankara Kulisi’nde ele alındı
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Çay TV ekranlarında yayınlanan “Ankara Kulisi” programı, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Günü dolayısıyla özel bir yayınla izleyicilerle buluştu.
Programın moderatörlüğünü BHA Genel Müdürü Muhammet Kaçar üstlenirken, Çay TV Genel Müdürü Hasan Yavuz Bakır ile TİMBİR Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa değerlendirmelerde bulundu. Yayına ayrıca TİMBİR Yüksek İstişare Heyeti Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Eski Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, Emekli Tümgeneral Engin Çırakoğlu ve iş insanı Hasan Kartal da konuk olarak katıldı.
Programda değerlendirmelerde bulunan TİMBİR Yüksek İstişare Heyeti Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Eski Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, devlet-millet ilişkisine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Konuşmasına 15 Temmuz şehitleri başta olmak üzere bu toprakları vatan yapan tüm şehitleri rahmet ve minnetle anarak başlayan Hacımüftüoğlu, “Hem 15 Temmuz şehitlerimizi hem de bugüne kadar bu toprağı vatan etmemize vesile olan tüm şehitlerimizi rahmetle, minnetle yâd edelim. Çünkü bir toprağı vatan yapmak kolay iş değildir. Ancak büyük mücadeleler vererek toprağı vatan yapabilirsiniz. Vatan yaptıktan sonra da onu korumak zordur. İşte ondan sonra teşkilatlanırsınız, o da devlet olur.” dedi.
Devlet anlayışına ilişkin farklı bir bakış açısı ortaya koyan Hacımüftüoğlu, “Bizde ‘Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü’ diye bir tanımlama var. Ben buna itiraz ediyorum. Bir millet olur, o millet bir yeri yurt edinir, sonra onun üzerinde teşkilatlanır ve ona devlet deriz. Aslında doğru sıralama ‘Milletin ülkesi ve devletiyle bölünmez bütünlüğü’ olmalıdır. Bunu 40 yıllık tecrübemin sonunda söylüyorum.” ifadelerini kullandı.
Milletin devletin temel unsuru olduğunu vurgulayan Hacımüftüoğlu, “Türk milleti Anadolu’yu yurt edinmeseydi burada bir devlet olabilir miydi? Olamazdı. Önce millet vardır. Millet bir bölgeyi yurt edinir, sonra onun üzerinde teşkilatlanır ve bu teşkilata devlet denir.” diye konuştu.
FETÖ’nün devlet yapılanmasını hedef aldığını belirten Hacımüftüoğlu, “Eğer devleti başa alırsanız ele geçirilmesi istenen şey o olur. FETÖ’cü yapının yaptığı da buydu. Bir teşkilatı ele geçirmek milleti ele geçirmekten daha kolaydır. Devleti ele geçirip arkasına sığınarak millete savaş ilan etmek mümkündür. Oysa milleti ele geçirmek çok daha zordur.” dedi.
Devlet ile milletin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini ifade eden Hacımüftüoğlu, “Esas olan milletin rızasını ve gönlünü kazanmaktır. Devletsiz olmaz ama millet yoksa hiçbir şey olmaz. Bir yere millet olarak sahip çıkıyor ve onun üzerinde teşkilatlanıyorsanız işte o zaman devlet anlam kazanır. Devleti ele geçirme düşüncesiyle hareket eden yapı da sistemin bazı zaaflarından yararlanarak buna göre yapılanmasını oluşturdu.” değerlendirmesinde bulundu.
Programın konuklarından Emekli Tümgeneral Engin Çırakoğlu, 15 Temmuz’un arka planına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak yaşanan sürecin uzun yıllara dayandığını söyledi.
Çırakoğlu, “Bazıları tarih yazar, bazıları tarihin içinde yer alır. Biz bu tarih yazılırken içinde yer aldık. Tüm süreçleri gözlemledik, karşılığında bedel ödedik, hapis yattık, çıktık. Belki Allah’ın bize verdiği görev de buydu; yaşananları halka anlatmaktı.” dedi.
15 Temmuz’un bir darbe girişimi olarak tanımlanmasının eksik kalacağını belirten Çırakoğlu, “15 Temmuz bir darbe girişimi değildi. Darbe girişimi demek hafif olur; işgal girişimiydi. Bu topraklardan topyekûn imhamızın yolunu açacak bir hareketti.” ifadelerini kullandı.
FETÖ yapılanmasının Türk Silahlı Kuvvetleri’ne uzun yıllar içerisinde planlı şekilde sızdığını savunan Çırakoğlu, “15 Temmuz’a adım adım gelindi. Bu süreç legoların birleştirilmesi gibiydi. Ergenekon, Balyoz, İstanbul Casusluk ve İzmir Askeri Casusluk davalarıyla kendilerinden olmayanları sistemli şekilde tasfiye ettiler.” diye konuştu.
Kendisinin de İzmir Askeri Casusluk davası kapsamında tutuklandığını anlatan Çırakoğlu, “İki hafta önce televizyonda tutuklananlar için ağır sözler söylemiştim. İki hafta sonra aynı örgütün kurucusu ve lideri olduğum iddiasıyla ben tutuklandım. FETÖ algı operasyonlarını bu şekilde yürüttü.” dedi.
Programda değerlendirmelerde bulunan Türk İnternet Medya Birliği (TİMBİR) Genel Başkanı Dr. Süleyman Basa, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında yerel ve dijital medyanın üstlendiği role dikkat çekerek, Anadolu medyasının milli iradeden yana tavır aldığını söyledi.
15 Temmuz gecesi sivil toplum kuruluşları ve medya kuruluşlarının önemli bir sınav verdiğini belirten Basa, “15 Temmuz’a sivil toplum ve medya açısından baktığımızda, özellikle Anadolu’da vatanına ve milletine bağlı dijital medya kuruluşlarımızın büyük bir duruş sergilediğini gördük. Bugün TİMBİR ve Türkiye Basın Federasyonu çatısı altında bulunan birçok medya mensubu o gece milli iradenin yanında yer aldı.” dedi.
Darbe girişimi sırasında dijital medyanın öneminin bir kez daha ortaya çıktığını ifade eden Basa, “Gazeteler ertesi gün çıktığında her şey sona ermişti. O gece anlık bilgi akışını sağlayan dijital medya ve televizyonlar oldu. Çay TV’nin yaptığı yayınlar ve Anadolu’daki internet haber sitelerimizin anlık paylaşımları, yerel medyanın ne kadar doğru bir noktada durduğunu gösterdi.” ifadelerini kullandı.
Yerel ve milli medyanın güçlendirilmesinin Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayan Basa, “FETÖ’nün kendi yayın organları vardı ancak milletin karşısında duramadılar ve yok olup gittiler. Bu nedenle yerel ve milli medyayı güçlendirmek büyük önem taşıyor. Biz de TİMBİR olarak bu alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” diye konuştu.
Programda konuşan Kartallar Holding Yönetim Kurulu Başkanı, iş insanı ve Çaykur Rizespor Kulübü eski Başkanı Hasan Kartal, 15 Temmuz gecesi yaşadıklarını ve FETÖ’nün iş dünyası üzerindeki baskılarını anlattı.
15 Temmuz şehitlerini rahmetle anarak konuşmasına başlayan Kartal, “Yakınlarını kaybedenlere Allah sabır versin. Şehitlerimizin mekânı cennettir, bunda hiçbir tereddüdümüz yok.” dedi.
Darbe girişiminin ilk anlarında yaşanan belirsizliğe değinen Kartal, “O gün olaylar yavaş yavaş başladı. İlk anda bunun bir darbe girişimi olduğu anlaşılmıyordu. Evde televizyonları izlerken işin ciddiyetini fark ettik. İlk aklımıza gelen yer AK Parti Genel Merkezi oldu. Birkaç genç arkadaşımızla birlikte silahlanarak AK Parti Genel Merkezi’ne gittik.” ifadelerini kullandı.
Genel Merkez önünde kısa sürede büyük bir kalabalığın oluştuğunu belirten Kartal, “Biz gittiğimizde yaklaşık 100 kişi vardı. Ancak her dakika yeni insanlar geliyordu. Daha sonra bir aracın üzerinden konuşmalar yapıldı. Bu konuşmalar insanlara moral ve cesaret verdi. O gece herkes demokrasiye sahip çıkmak için oradaydı.” diye konuştu.
Farklı siyasi görüşlerden insanların da darbe girişimine karşı ortak tavır sergilediğini söyleyen Kartal, “Hiç unutmuyorum, konuşmacılar arasında Sinan Aygün de vardı. O dönem CHP’liydi. Onun da gelip destek vermesi insanlara ayrıca cesaret verdi.” dedi.
15 Temmuz’un başarısızlığa uğratılmasında milletin kararlılığının belirleyici olduğunu vurgulayan Kartal, “Bu ihtilali millet önledi. Askerimizin büyük mücadelesi vardı ama en önemli güç milletti. İnsanlar korkusuzca sokaklara çıktı. Herkes bulunduğu yerde demokrasiye sahip çıktı.” ifadelerini kullandı.
O gece iletişimi koparmamak için arkadaşlarıyla organize olduklarını anlatan Kartal, “Bürokraside görev yapan arkadaşlarımızla WhatsApp grubu kurduk. Kimisi Meclis’ten, kimisi Sincan’dan bilgi paylaşıyordu. Yaklaşık 80 kişilik bir grupla sürekli nerede ne yaşandığını takip ederek organize olduk ve elimizden gelen mücadeleyi verdik. Allah’ın yardımıyla bu süreçten kurtulduk.” dedi.
FETÖ’nün iş dünyası üzerindeki baskılarına da değinen Kartal, örgütün ilk yıllarda iş insanlarından maddi destek talep ettiğini söyledi. Kartal, “İş adamlarına burs vereceksiniz, yardım edeceksiniz diye baskı yapıyorlardı. Daha sonra kendi iş adamlarını yetiştirmeye başladılar. Kendi yapılarına yakın olmayan iş insanlarının önünü kesmeye çalıştılar.” ifadelerini kullandı.
Kamu gücünün de baskı unsuru olarak kullanıldığını belirten Kartal, “Bürokraside her yerde etkiliydiler. Vergi müfettişi olarak karşınıza çıkabiliyor, farklı kurumlar üzerinden sizi zor durumda bırakabiliyorlardı. Bu yüzden birçok iş insanı istemese de mecburen destek vermek zorunda kalıyordu.” dedi.
ÇAY TV Genel Müdürü Hasan Yavuz Bakır, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında yerel medyanın üstlendiği kritik role dikkat çekerek, yaşananların yerel yayıncılığın stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
15 Temmuz gecesinde yerel medyanın milli duruş sergilediğini belirten Bakır, “Yerel medyanın ne kadar milli olduğunu aslında 15 Temmuz’da test etmiş olduk. Bu bir kez daha görüldü.” dedi.
Darbe girişimi sırasında yayıncılık altyapısına yönelik saldırıları hatırlatan Bakır, “Normalde uydu üzerinden ortak yayınlar yapıyorduk. Konya’daki merkezden yayın yapılırken Türkiye’deki birçok yerel televizyon ortak yayına bağlanıyordu. Ancak Gölbaşı ve Türksat tesisleri bombalandığında bu sistem büyük ölçüde sekteye uğradı.” ifadelerini kullandı.
Bu süreçte uzun yıllardır önemsenmeyen karasal yayın altyapısının yeniden hayati önem kazandığını vurgulayan Bakır, “Kimsenin önem vermediği, yok olmak üzere olan karasal antenler devreye girdi. Birçok yayın engellenirken karasal yayınların ve radyoların ne kadar gerekli olduğu ortaya çıktı. Günün birinde bunların adeta bir can simidi olabileceğini hep birlikte gördük.” diye konuştu.
Yerel medyanın korunmasının milli güvenlik açısından da önemli olduğuna dikkat çeken Bakır, “Bu nedenle Türkiye’deki yerel medyanın mutlaka korunması gerektiğini düşünüyorum. Bu sadece basın meselesi değil, aynı zamanda milli bir meseledir. Yakın tarihimiz bunun en somut örneğini bize gösterdi.” dedi.
15 Temmuz gecesinde yerel medya çalışanlarının büyük bölümünün demokrasi ve milli iradenin yanında durduğunu belirten Bakır, “Şükür ki yerel medyadaki birçok arkadaşımız bu süreçte dik durmayı başardı. Biz de yerel medyanın yaşaması, güçlenmesi ve geleceğe taşınması için çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
BHA Genel Müdürü Muhammet Kaçar, da “15 Temmuz, milletimizin iradesine sahip çıkarak hain darbe girişimini bertaraf ettiği, birlik ve beraberliğini tüm dünyaya gösterdiği büyük bir demokrasi destanıdır.” ifadelerini kullandı.
KAYNAK: BHA

Devamını Oku

Venezuela’da deprem bilançosu ağırlaşıyor: Can kaybı 4 bin 734’e yükseldi

Venezuela’da deprem bilançosu ağırlaşıyor: Can kaybı 4 bin 734’e yükseldi
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Venezuela’da 24 Haziran’da meydana gelen iki büyük depremin ardından can kaybı artmaya devam ediyor. Yetkililerin paylaştığı son verilere göre, yaşamını yitirenlerin sayısı 4 bin 734’e, yaralı sayısı ise 16 bin 740’a ulaştı.
Venezuela Ulusal Meclis Başkanı Jorge Rodriguez, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, son güncellemeyle birlikte can kaybının 173 kişi arttığını duyurdu.

Öte yandan Venezuela Ulusal Meclisi, ülkede istikrarın, demokrasinin ve ulusal toparlanma sürecinin güçlendirilmesi amacıyla muhalefetin bir bölümüyle ortak çalışma sürecinin başlatıldığını açıkladı.
KAYNAK: BHA

Devamını Oku

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bu milletin en büyük gücü birlik ve beraberliğidir
0

BEĞENDİM

ABONE OL


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bu milletin en büyük gücü birliğidir, beraberliğidir, bin yıldır sevinç ve hüzünle yoğrulan kadim kardeşliğidir. ” ifadelerine yer verdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla “15 Temmuz: Türkiye Yüzyılı’nın İstiklal Beyannamesi” başlıklı bir makale kaleme aldı.
Gazetelerde yayımlanan makalesinde, “Tarihin akışını değiştiren koca bir milletin istiklal ve istikbali için canı pahasına mücadele ettiği o meşum gecenin üzerinden tam on yıl geçti.” sözleriyle başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz’un yalnızca bir darbe girişiminin engellendiği gece olmadığını, aynı zamanda milletin iradesini ve bağımsızlığını koruduğu tarihi bir demokrasi zaferi olduğunu vurguladı.
15 Temmuz’un, Malazgirt’ten İstanbul’un fethine ve Kurtuluş Savaşı’na uzanan tarihi mücadele ruhunun bir devamı olduğunu belirten Erdoğan, milletin aynı inanç ve kararlılıkla meydanlara çıkarak tarihe geçen bir destan yazdığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimi sırasında vatandaşları meydanlara davet ederken bunun yalnızca bir çağrı olmadığını, milletin demokratik sağduyusuna, ferasetine ve cesaretine duyulan güvenin göstergesi olduğunu kaydetti.
“Ya istiklal ya ölüm” anlayışını yeniden ayağa kaldırmayı hedeflediklerini belirten Erdoğan, milletin de bu çağrıya canını ortaya koyarak karşılık verdiğini ifade etti. Erdoğan, milletin o gece vesayet ve ihanet girişimlerini bertaraf ettiğini belirterek, darbe girişimi sırasında 253 kişinin şehit olduğunu, 2 binden fazla kişinin de yaralandığını hatırlattı.
Makalesinde FETÖ ile mücadeleye de değinen Erdoğan, son 10 yılda örgütle hem yurt içinde hem de uluslararası alanda kararlılıkla mücadele edildiğini belirtti.
KAYNAK: BHA

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.