01 Haziran 2026 Pazartesi

HALİME BİNİCİ– Atanamayan bir Sosyal Bilgiler öğretmeni olan Ömer Karahan, köyünde çektiği tek bir video ile hayatını değiştirerek bugün 23 kişiye istihdam sağlayan dev bir doğal ürünler markası kurdu. Genç girişimci, sıfır bilgiyle başladığı ticaret yolculuğunda Erzurum’un lezzetlerini tüm Türkiye’ye ve dünyaya ulaştırıyor.
Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü’nden mezun olan Karahan, uzun süre kamuya atanmayı bekledi. Atama gerçekleşmeyince ailesinin yaşadığı Narman ilçesine bağlı Kilimli Mahallesi’ne dönen genç girişimci, bağ ve bahçe işlerinde ailesine destek olmaya başladı. Karahan’ın hayatını değiştiren süreç ise sosyal medyada paylaştığı videolarla başladı. Köy yaşamını, doğayı ve günlük üretim faaliyetlerini kayıt altına alan Karahan, özellikle annesinin yaptığı peynirin yer aldığı videonun yoğun ilgi görmesiyle yeni bir fırsatın kapısını araladı.
İzleyicilerden gelen “Bu doğal ürünlerden biz de satın almak istiyoruz” talepleri üzerine harekete geçen Karahan, “Köyden Gelsin” markasını kurarak yöresel ürün satışına başladı. Zamanla üretim kapasitesini artıran girişimci; bal, tereyağı, civil peynir, göğermiş peynir, kuşburnu marmelatı ve arı poleni gibi Erzurum’a özgü ürünleri Türkiye’nin birçok iline ve yurt dışına göndermeye başladı.

23 KİŞİ İSTİHDAM EDİYOR
Bugün büyük bir çiftlik ve üretim tesisine sahip olan Karahan’ın işletmesinde 23 kişi görev yapıyor. Aile bireylerinin yanı sıra çevre köylerden çalışanların da yer aldığı işletmede sipariş yönetiminden kargo süreçlerine kadar birçok alanda istihdam sağlanıyor. İlk başta kargo hazırlamayı bile bilmediğini itiraf eden dürüst ve samimi tavrıyla dikkat çeken Ömer Karahan, yaşadığı dönüşümü şu sözlerle özetliyor:
“Atanamadım, hevesim kaçmıştı. Başka çaremiz yoktu, bu başarının ana kaynağı aslında mecburiyetti. Annemin peynir videosunu paylaşınca işin rengi değişti. İnsanlar ‘biz de almak isteriz’ deyince başladık. Şimdi kendi ailem ve mahallem dışında çevre köylerden de arkadaşlarla toplam 23 kişiyle çalışıyoruz.”
En çok talebi İstanbul’dan aldıklarını, özellikle Erzurum’un göğermiş peyniri, beyaz balı ve tereyağının çok sattığını belirten Karahan, şimdi tesise yeni bir ek bina yaparak reçel ve beyaz peynir üretimine de geçmeye hazırlanıyor.

GENÇLERE İLHAM VEREN MESAJ: “YOL BİTTİĞİNDE YENİ BİR YOL AÇIN”
Ömer Karahan’ın hikayesi, hayallerinin kapısı yüzüne kapanan binlerce gence çok önemli bir gerçeği fısıldıyor: “Bir kapı kapandığında, kendi kapınızı kendiniz inşa edebilirsiniz.”
Üniversite diploması cebinde, sıfır sermaye ve sıfır ticaret bilgisiyle, sadece elindeki cep telefonu ve köyünün doğal imkanlarını kullanarak bir marka çıkaran Karahan, genç girişimcilere en büyük sermayenin “samimiyet, yerel değerler ve dijital dünyayı doğru kullanmak” olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’nin neresinde olursanız olun, toprağınıza ve emeğinize güvendiğinizde dünya sizin müşteriniz olabiliyor.
BAŞARININ TEMELİ KARARLILIKTAN GEÇER
Başarı hikâyesinin temelinde zorunluluğun ve kararlılığın bulunduğunu da vurgulayan Karahan, “Öğretmen olarak atanamadım. O dönemde hevesim de kırılmıştı. Ancak vazgeçmek yerine elimdeki imkânları değerlendirdim. Bir video ile başlayan yolculuk bugün onlarca kişinin ekmek kapısı haline geldi. İşe başladığımda kargo nasıl hazırlanır, sipariş nasıl alınır bilmiyordum. Her şeyi yaşayarak öğrendim. Şu an geldiğim noktadan memnunum” dedi.
Ömer Karahan’ın hikâyesi, başarının yalnızca diploma veya unvanla sınırlı olmadığını gösteriyor. Bir hayalin gerçekleşmemesiyle başlayan süreç, azim, üretim ve girişimcilikle yeni bir başarı öyküsüne dönüştü. Genç girişimcinin hikâyesi, özellikle iş hayatına atılmak isteyen gençlere ve umudunu kaybetme noktasına gelenlere ilham vermeye devam ediyor.




HALİME BİNİCİ– Erzurum’un Narman ilçesine bağlı Alacayar Mahallesi sınırları içerisinde yer alan Komundere Kanyonu’nda bulunan sıra dışı kaya oluşumu, yıllardır dilden dile aktarılan hüzünlü bir efsaneyle ziyaretçilerini karşılıyor. Doğal yapısı ve etkileyici görüntüsüyle dikkat çeken taş, yöre halkı tarafından “Taş Gelin” olarak anılıyor.
Narman’ın Yoncalık mevkiinde bulunan ve peri bacalarını andıran doğal oluşumların arasında yükselen kaya parçası, yıllardır kulaktan kulağa fısıldanan ve rüzgârın kayalara kazıdığı “Taşlaşan Gelin” hikâyesi, hem şekliyle hem de yürek burkan dramıyla bölgeye gelen yerli ve yabancı turistlerin gözyaşlarında yeniden hayat buluyor. Rivayete göre yıllar önce yaşanan dramatik bir olayın sessiz tanığı olarak kabul ediliyor. Her ne kadar hikâyenin doğruluğu kesin olarak bilinmese de, anlatılanlar bölgeyi ziyaret edenlerin yüreğine dokunmaya devam ediyor.
Yöre halkının anlattığı rivayete göre genç bir kız, annesinin rızasını almadan sevdiği kişiyle evlenmeye karar verdi. Düğün günü at sırtında, çeyiz sandığıyla birlikte yeni hayatına doğru yol alan gelin, annesinin ardından söylediği “Seni taş olasın” bedduasıyla karşı karşıya kaldı. Efsaneye göre genç gelin, atı ve sandığıyla birlikte yolculuk sırasında taş kesildi. Bugün kanyonun içerisinde görülen kaya oluşumunun da o gelin ve atına ait olduğuna inanılıyor.

Nesilden nesile anlatılan hikâye
Yılların aşındırıcı etkisine rağmen hâlâ dikkat çekici görünümünü koruyan kaya parçasının, geçmişte daha belirgin şekilde bir at başını andırdığı ifade ediliyor. Mahalle sakinleri, yağmur, kar ve rüzgârın etkisiyle kayanın bazı bölümlerinin zamanla yok olduğunu ancak hikâyenin nesilden nesile yaşamaya devam ettiğini söylüyor.
Bölge halkı, çocukluklarından bu yana bu hikâyeyi dinleyerek büyüdüklerini belirterek, “Biz küçükken de büyüklerimiz bu gelin hikâyesini anlatırdı. Belki inanıp inanmamak kişiye kalmış ama bu taşa her baktığımızda içimizde bir hüzün oluşuyor. Sanki gerçekten yaşanmış gibi geliyor” ifadelerini kullandı.

Turizmin Yeni Gözdesi Olmaya Aday
Narman’ın saklı cenneti Komundere, sadece coğrafi güzelliğiyle değil, insan ruhuna dokunan mistik atmosferiyle de ulusal turizmin parlayan yıldızı olmaya aday. Doğa sevdalılarını ve hüzünlü hikâyelerin izini süren gezginleri ağırlayan kanyon, yetkililerden bölgeyi canlandıracak ve bu mirası koruyacak yatırımları bekliyor.
Peri bacalarına benzer doğal yapılarıyla dikkat çeken Komundere Kanyonu’nun son yıllarda yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri haline geldiğini belirten mahalle sakinleri, bölgeye gelen ziyaretçilerin efsaneyi dinledikten sonra kayayı daha büyük bir merakla incelediklerini söylüyor.
Doğanın milyonlarca yıllık eserleriyle insan hikâyelerinin iç içe geçtiği Komundere’de, “Taş Gelin” efsanesi yalnızca bir rivayet olarak değil, aynı zamanda annelik, sevgi, ayrılık ve pişmanlık duygularını yansıtan kültürel bir miras olarak da yaşatılıyor.
Mahalle sakinleri, bölgenin doğal güzellikleri ve efsaneleriyle turizm açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, Komundere Kanyonu’na yapılacak yatırımların hem bölge ekonomisine hem de kültürel mirasın tanıtımına büyük katkı sağlayacağını ifade ediyor.
Sessizce kanyonun ortasında yükselen taş oluşumu ise yıllardır aynı soruyu sordurmaya devam ediyor: Bu sadece doğanın şekillendirdiği bir kaya mı, yoksa yüzyıllardır anlatılan hüzünlü bir aşkın ve bir annenin dilinden çıkan sözlerin taşlaşmış hatırası mı?

ERZURUM – İYİ Parti Erzurum İl Başkanlığı tarafından düzenlenen geleneksel bayramlaşma programı, partililerin yoğun katılımıyla adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Toplantı salonuna sığmayan kalabalığın koridor ve merdivenlere taştığı programda konuşan İYİ Parti Erzurum İl Başkanı Ali Öğdük, başarıya ulaşmak için fedakarlık ve yoğun saha çalışması gerektiğinin altını çizerek, “Bizim yolumuz çok zorlu, çok çetin, çok meşakkatli bir yol. Ayağını seven gelmesin” dedi.
“Başarmak için biraz daha yorulacağız”
İl ve ilçe yöneticileri, belediye meclis üyeleri, kadın politikaları ve gençlik kolları üyeleri ile çok sayıda partilinin katıldığı programda konuşan İl Başkanı Ali Öğdük, mevcut siyasi düzene karşı izlenecek net stratejiyi paylaştı. Siyasi mücadelenin zorlu doğasına dikkat çeken Öğdük, partililerine bugüne kadar verdikleri emekler için teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
“Yarını düşünüyorsak biraz daha yorulacağız ve bu işi başaracağız. Şu andaki mevcut konjonktür en iyi zaman ve en iyi zeminde siyaset yapmaya uygun. Biz de alternatifi olmayan bir siyasi partiyiz. Son kaleyiz, son limanız. Yeter ki vatandaşa bizim limanımıza gemisini park edecek yer açın.”
“Çeyrek Asırlık Zulme Karşı Sahada Olacağız”
Halkla doğrudan temas kurmanın ve seçmenin kalbine dokunmanın önemini vurgulayan Öğdük, sahada yürütülecek yoğun çalışmanın şifrelerini verdi. Davaya adanmışlığın önemine değinen İl Başkanı, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Ben ilk günde söylemiştim; benimle siyaset zor. Niye zor? Yorar. İlçelerde bugüne kadar gidilmedik bir yer bırakmadık. Sıkmadığımız el bizim değil, çalmadığımız kapı bizim değil. O yüzden de her kapıyı çalacağız, her eli sıkacağız. Vatandaşı kazanmak çok kolay. Niye? Yılmış zaten adam. Çeyrek asırdır hüküm süren bir zulüm var, ‘yeter’ demiş. Biz vatandaşın kalbine dokunacağız ve kazanacağız. Emin olun gittiğimiz her yerde ciddi bir teveccüh var. Bayramdan önce Narman ilçemizde yeni ilçe binamızın açılışıyla başlattığımız bu saha hareketini tüm şehre yayacağız.”
Katılımcı Partililer Salona Sığmadı
Teşkilat mensuplarının ve vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği bayramlaşma programında, toplantı salonunda yer kalmaması nedeniyle çok sayıda partili programı koridorlardan ve merdivenlerden takip etmek zorunda kaldı.
Programın ardından İYİ Partililer, İl Başkanlığı binasına asılan dev Türk bayrağı önünde birlik ve beraberlik mesajı vererek günün anısına hatıra fotoğrafı çektirdi.




https://www.youtube.com/watch?v=1jEQC5qFdHY

Erzurum’un genç ve başarılı iş dünyası, kalpleri ısıtan muhteşem bir düğün törenine şahitlik etti. Şehrin vergi rekortmenleri arasında yer alan genç iş insanı Emre Akdağ ile Kadın Doğum Uzmanı Dr. Fatma Serra Sezer, hayatlarını birleştiren imza ile ömür boyu mutluluğa “Evet” dedi.
ERZURUM – Doğu’nun tarihi şehri Erzurum, hafta sonu günlerde hem iş hem de Tıp dünyasını bir araya getiren, duygu dolu ve görkemli bir düğün törenine ev sahipliği yaptı. Erzurum’un gurur kaynaklarından olan, geçtiğimiz yılın vergi rekortmenleri listesine adını yazdıran vizyoner iş insanı Emre Akdağ, gönlünü kaptırdığı başarılı Kadın Doğum Uzmanı Dr. Fatma Serra Sezer ile Arzenpark’ta düzenlenen masalsı bir törenle dünya evine girdi.
Sevgi ve Başarı Şahitlerle Taçlandı
Aşkın ve sadakatin başrolde olduğu bu özel gecede, davetlilerin alkışları arasında salona giren genç çiftin mutluluğu gözlerinden okunuyordu.
Hayatlarının en anlamlı imzasını atan Emre ve Fatma Serra çiftinin nikah şahitliğini ise Erzurum Milletvekili Mehmet Emin Öz üstlendi. Milletvekili Öz, genç çifte ömür boyu mutluluklar dilerken, törende duygusal anlar yaşandı. Milletvekili Öz, “Bir toplumun en güçlü temeli aile, ailenin en güzel başlangıcı ise sevgi ve saygıdır. Genç kardeşlerimizin bu güzel yolculuğuna şahitlik etmekten mutluluk duyuyorum.”
Seçkin Davetliler Bu Mutluluğa Ortak Oldu
Arzenpark’ın büyüleyici atmosferinde gerçekleşen düğün töreni; siyaset, bürokrasi ve iş dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi.
Çok sayıda seçkin davetlinin katıldığı gecede, misafirler çiftin mutluluğunu paylaşarak gece boyunca süren neşeli anlara ortak oldular. Tebrikleri kabul ederken heyecanları ve sevinçleri yüzlerine yansıyan Akdağ ve Sezer çifti, bu tarihi günü hayatlarının en güzel anısı olarak kalplerine kazıdı.





Türk halk müziğine gönül veren sanatçı Sevinç Çelik ve ekibi, İzmir’de yürüttükleri kültürel çalışmalarla dikkat çekiyor. “Aşk ile Türk Halk Müziği” korosunun kurucusu ve koro şefi olan Sevinç Çelik, 10 yıldır sürdürdükleri çalışmalarla hem türkü kültürünü yaşattıklarını hem de yeni sanatçılar yetiştirdiklerini söyledi.
Bornova merkezde faaliyet gösterdiklerini belirten Çelik, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından tahsis edilen alanda çalışmalarını sürdürdüklerini ifade ederek, “Kurulduğumuz günden bu yana kendi çıtamızı sürekli yükselttik. Bu sorumlulukla çalışmalarımıza devam ediyoruz. Koromuz bünyesinde Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı Mahmut Arı’nın yanı sıra 35 koro solistimiz bulunuyor” dedi.
Türk halk müziğinin özünü korumaya büyük önem verdiklerini vurgulayan Çelik, düzenledikleri etkinliklerle hem kültürel değerleri yaşattıklarını hem de geniş kitlelere ulaştıklarını söyledi. Sıra geceleri, kültür etkinlikleri ve festivallere katıldıklarını belirten Çelik, “Özellikle halk müziğinin önemli değerlerini anma geceleri düzenliyoruz. Ozanlarımızın hayatlarını ve eserlerini anlatan özel konserler gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

Konserlerinin yoğun ilgi gördüğünü dile getiren Sevinç Çelik, genellikle bin 500 kişilik salonlarda sahne aldıklarını belirterek, “Salonlarımız doluyor. Türk halk müziğinin ezgilerini bozmadan, değerini kaybettirmeden insanlara ulaştırmak istiyoruz. Türkülere gönül veren herkesi koromuza davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bugüne kadar birçok öğrenci yetiştirdiklerini söyleyen Çelik, öğrencilerinden birinin O Ses Türkiye yarışmasına katılarak derece elde ettiğini de belirtti. Amatör ruhla başladıkları müzik yolculuğunda profesyonelliğe doğru emin adımlarla ilerlediklerini ifade eden Çelik, İzmir’de seslerini daha fazla duyurmak istediklerini sözlerine ekledi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.