DOLAR %
EURO %
ALTIN
BITCOIN 0%
İstanbul
°

SABAHA KALAN SÜRE

"https://www.gazeteposta.com/wp-content/uploads/2026/05/logom-yani3-e1779194811990.png"

Caner Kartal’dan Restoran Sektörü İçin Kritik Uyarı: Kazanan Kim, Kaybeden Kim?

ABONE OL
Haziran 29, 2026 14:07
0

BEĞENDİM

ABONE OL


İzmir ve Almanya’da gastronomi alanında işletmeleri bulunan, hem İnşaat Mühendisi hem de Gıda Mühendisi olan Caner Kartal, kaleme aldığı “Sofradaki Görünmeyen Vergi: Kazanan Kim, Kaybeden Kim?” başlıklı köşe yazısıyla gıda sektörünün karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlara dikkat çekti.
Caner Kartal’ın mesleki kariyeri, insan yaşamının en temel ihtiyaçlarını kapsayan alanlarda şekilleniyor. Bir yandan İnşaat Mühendisi olarak insanların güvenli ve sağlıklı yapılarda barınmasına yönelik çalışmalara katkı sunan, diğer yandan Gıda Mühendisi kimliğiyle beslenme ve gıda güvenliği alanında uzmanlaşan Kartal, gastronomi sektöründeki girişimciliğiyle de üretim ve hizmet zincirinin önemli aktörleri arasında yer alıyor. Toplumların yaşam kalitesini belirleyen barınma, beslenme ve güvenlik unsurlarının birbiriyle doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çeken Kartal’ın, bu alanlardaki akademik birikimi ve saha tecrübesi, kaleme aldığı ekonomi ve gıda politikaları analizlerine de farklı bir perspektif kazandırıyor. Mesleki bilgi birikimini yalnızca teknik çalışmalarla sınırlamayan Kartal, insan odaklı yaklaşımıyla hem sektör temsilcilerine hem de kamuoyuna yol gösterici değerlendirmelerde bulunuyor.
Sofradaki Görünmeyen Vergi: Kazanan Kim, Kaybeden Kim?
Bugün bir vatandaş hamburger siparişi verirken yalnızca yemeğin parasını ödemiyor. Farkında olmadan yüksek vergileri, artan enerji maliyetlerini, dijital sipariş platformlarının komisyonlarını ve küresel gelişmelerin ekonomik bedelini de ödüyor.
Bir restoran sahibiyle konuştuğunuzda artık en çok duyduğunuz cümle şu oluyor:

“Yemek satıyoruz ama para kazanamıyoruz.”
Peki neden?
Çünkü bugün restoran işletmecisinin karşısında yalnızca mutfak maliyeti yok. Vergiler, elektrik, doğalgaz, personel giderleri, kira ve bunların üzerine eklenen dijital sipariş platformlarının komisyonları var.
Restoranlar bugün yalnızca lezzet üretmiyor; aynı zamanda ağır bir maliyet yükünü de omuzlarında taşıyor.
Dijital sipariş platformları modern ticaretin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Müşteri kazandırıyor, sipariş hacmini artırıyor ve işletmelere görünürlük sağlıyor. Ancak madalyonun diğer yüzüne baktığımızda farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz.
Asıl tartışılması gereken konu komisyon oranlarının yüksekliği değil, platformlar büyürken restoranların neden küçüldüğüdür.
Çünkü sürdürülebilir bir sistemde herkes kazanmalıdır. Platform büyürken restoran zarar ediyorsa, bu düzen uzun vadede ayakta kalamaz. Restoran kapanırsa platformun satacağı yemek de kalmaz.
Almanya ile Türkiye Arasındaki Fark
Türkiye ile Almanya arasında ticaret yapan biri olarak iki ülkenin iş yapma iklimini yakından gözlemleme fırsatı buluyorum.
Almanya’da da maliyet baskısı var. Ancak işletmeci önünü görebiliyor. Enflasyon daha kontrollü, vergi sistemi daha öngörülebilir ve finansmana erişim daha kolay.
Türkiye’de ise işletmeci neredeyse her ay yeni bir maliyet hesabı yapmak zorunda kalıyor.
Bugün aldığı peynirin fiyatı bir ay sonra değişiyor.
Elektrik faturası değişiyor.
Personel maliyeti değişiyor.
Kiralar artıyor.
Kur dalgalanıyor.

Doğal olarak menü fiyatları da sürekli güncelleniyor.
Bu durum yalnızca işletmeciyi değil, tüketiciyi de yoruyor.
Savaşın Gerçek Cephesi Market Raflarıdır
Dünyada yaşanan jeopolitik gerilimler artık yalnızca diplomatik ya da askeri meseleler değildir.
Enerji fiyatlarındaki artış;
* Nakliye maliyetlerini yükseltiyor.
* Tarımsal üretimi pahalılaştırıyor.
* Gübre fiyatlarını artırıyor.
* Soğuk zincir maliyetlerini büyütüyor.
Sonuçta tüm bu maliyetler market raflarına, restoran menülerine ve vatandaşın cebine yansıyor.
Bugün savaş yalnızca cephede yaşanmıyor.
Market kasasında yaşanıyor.
Restoran mutfağında yaşanıyor.
Vatandaşın cüzdanında yaşanıyor.
Türkiye’nin İhtiyacı Nedir?
Bugün küçük restoranların ihtiyacı yeni vergiler ya da yeni cezalar değildir.

İhtiyaç duyulan;
* Daha adil komisyon sistemi,
* Öngörülebilir vergi politikası,
* Küçük esnafı koruyan rekabet düzenlemeleri,
* Üreticiyi destekleyen tarım politikalarıdır.

Çünkü güçlü ekonomi yalnızca büyük holdinglerle kurulmaz.
Mahalle esnafı ayakta kalmadan ekonomi güçlü olamaz.
Bir ülkenin ekonomik sağlığı, borsadaki rakamlarla birlikte çarşıdaki lokantanın ışığında da okunur.
Türkiye’nin ihtiyacı sadece enflasyonu düşürmek değil, üreticiyi ve girişimciyi yaşatmaktır.
Üreten yaşarsa vatandaş uygun fiyata kaliteli gıdaya ulaşabilir.

Vatandaş uygun fiyata yemek yiyebilirse enflasyonla mücadele de daha güçlü bir zemine oturur.
Unutulmamalıdır ki; bir ülkenin geleceği önce mutfağında, sonra ekonomisinde yazılır.
Caner Kartal Kimdir ?

Caner Kartal, 1985 yılında Adana’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Adana’da tamamladı. 2010 yılında Mustafa Kemal Üniversitesi Gıda Mühendisliği Bölümü’nden mezun olarak meslek hayatına adım attı.

Profesyonel kariyerine Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde yönetici olarak başlayan Kartal, eğitim hayatını da eş zamanlı sürdürerek 2018 yılında Çukurova Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nü başarıyla tamamladı. Gıda mühendisliği ve inşaat mühendisliği alanlarındaki akademik birikimini, farklı sektörlerde edindiği saha tecrübesiyle birleştirdi.

Meslek yaşamı boyunca altyapı ve üstyapı projelerinde görev alan Kartal, ayrıca Türkiye’nin en önemli sanayi kuruluşlarından biri olan Tüpraş’ta çeşitli projelerde çalışarak sanayi, üretim ve proje yönetimi konularında önemli deneyimler kazandı.

Bugün ticari faaliyetlerini Türkiye ile Almanya arasında sürdüren Caner Kartal, fast food sektöründe marka yönetimi, işletmecilik ve yatırım alanlarında çalışmalar yürütmektedir. Aynı zamanda iki ülke arasında ithalat ve ihracat faaliyetleri gerçekleştirerek uluslararası ticaret alanında aktif rol almaktadır.

Ekonomi, gıda sektörü, yatırım, uluslararası ticaret ve girişimcilik konularına ilgi duyan Kartal, bu alanlarda araştırmalar yapmakta; güncel ekonomik gelişmeleri sektör perspektifiyle değerlendirerek analiz ve köşe yazıları kaleme almaktadır. İş dünyasına yönelik değerlendirmeleriyle üretim, sürdürülebilir ekonomi ve girişimcilik konularında kamuoyuna katkı sunmayı amaçlamaktadır.

Evli ve bir kız çocuğu babası olan Caner Kartal, mesleki çalışmalarını uluslararası vizyonla sürdürürken, bilgi ve deneyimlerini yazıları aracılığıyla okuyucularıyla paylaşmaya devam etmektedir.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r