• DOLAR
    %-0,04
  • EURO
    %-0,62
  • ALTIN
    %0,48
  • BIST
    %-0,15
Avukat Yılmaz, “Arabuluculukta, her iki tarafta kazanır”

Avukat Yılmaz, “Arabuluculukta, her iki tarafta kazanır”

Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği Erzurum Kadın Yönetim Kurulu Üyesi Arabulucu-Avukat Eyşan Esra Yılmaz, kadın üyeleri ve avukatlara “Dünyada arabuluculuk uygulamaları’ konulu bir seminer verdi.

Erzurum Şubesi toplantı salonunda gerçekleşen seminere kadın üyeler ile iş kadını ve avukatlar katıldı. Seminerin açılış konuşmasını yapan Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği Erzurum Kadın Başkanı Zeynep Polat, Kadın’ın; 11 bini aşan üyesiyle 60 bine yakın işletmeyi temsil eden ve Türkiye’nin en büyük sermaye platformu olan Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği bünyesinde 2018 yılında resmî olarak kurulduğunu hatırlatarak, Kadın, kadın girişimci potansiyelinin nitelik ve nicelik bakımından geliştirilmesi ve güçlendirilmesi için faaliyetler gerçekleştiren bir yapı olduğunu söyledi.

Polat, Kadının bulunduğu her alanda farkındalık oluşturmayı gaye edinen Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği Kadın’ın yurt içinde 47, yurtdışında ise 22 noktada 300’den fazla üyesiyle Türkiye’nin en fazla iş kadınını barındıran iş dünyası örgütlenmesi olduğunu hatırlatarak, “Hayatı dengede tutan şey, rollerimizi doğru yer ve doğru zamanda üstlenebilmede gösterdiğimiz başarıdır. Kadın olarak iş dünyasındaki kadınları temsil etmemiz ve bu alanda var olan sorunların çözümlenmesi yönünde göstereceğimiz çabanın yanında, hayatın içindeki tüm rollerimizi göz önünde bulundurarak kadına bir bütün halinde yaklaşacağız.” dedi.

“Uyuşmazlık insani bir durum”

Daha sonra ise arabuluculukla ilgili detaylı bir sunum yapan Arabulucu-Avukat Eyşan Esra Yılmaz, anlaşmazlık, uyuşmazlık, çatışma insani bir durum olduğuna dikkat çekerek, çoğu zaman bunun önüne geçmenin mümkün olmadığından insanlar arasındaki anlaşmazlıkları ve uyuşmazlıkları çözmek amacıyla değişik yöntemler ve araçlar geliştirildiğini vurguladı.

Yılmaz, her toplumun kendi dinamiklerine, koşullarına, kültürel yapısına göre değişiklik gösteren bu yöntem ve araçları; müzakere, arabuluculuk, tahkim ve mahkeme biçiminde sınıflandırabileceğine dikkat çekerek, şöyle konuştu;

“Bu araçların en klasik ve geleneksel olanları tahkim ve mahkemedir. Sorunları yargı aracılığı ile çözmek, yani bir anlaşmazlık durumunda yargıya başvurmak hepimizin bildiği, gerektiğinde başvurduğu araçlardan birisidir. Arabuluculuğun uygulama alanı ilk başlarda kiracı/ev sahibi, polis/vatandaş, aile bireyleri, komşular arasındaki anlaşmazlıkların giderilmesinde kullanılmışsa da sonraları bu alanların dışında ve hemen her alanda ve konuda çıkan uyuşmazlıklar yargıya taşınmadan arabuluculuk yöntemiyle çözümlenmektedir. En geniş anlamı ile Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, hem tahkimi/hakemliği ve hem de arabuluculuk ile uzlaştırmayı içerir. Dar anlamda Alternatif Uyuşmazlık Çözümü ise, sadece arabuluculuk veya uzlaştırma faaliyetleri ile bunların çeşitlerini kapsar. Mahkemelerde görülen davalardan ve tahkimden farklı olarak, Alternatif Uyuşmazlık Çözümü, adli/yargısal bir faaliyet olmadığı gibi, emirle yürütülen, ortaya kesin ve icra edilebilir bir karar çıkartan bir süreç de değildir. Sadece ve süreç başarılı olduğu takdirde, taraflar arasında varılan anlaşma çerçevesinde bir sözleşmenin bağıtlanmasından ibaret bir süreçtir. Bu sürecin sonunda bir anlaşma sağlanamaması durumunda, taraflara biraz daha düşünmeleri için alternatif bir çözüm önerilir. Süreç başarısızlıkla sonuçlandığı takdirde ise, taraflara arabulucu tarafından hazırlanan bir rapor sunulur. Yalın ve özlü bir ifade ile Alternatif Uyuşmazlık Çözümü olarak isimlendirilen arabuluculuk ve uzlaşma süreçleri, bir “iletişim ve pazarlık sanatı”dır. Arabuluculuk, doğru bir ortak payda bulabilmek amacıyla, tarafların çıkarlarının genişletilebilmesinin yolunu bulma biçimi olup, çoğu zaman uyuşmazlığa bir çözüm bulur. Arabuluculuktan amaç, resmin tamamını görebilmek için olaylara farklı bir açıdan bakmaktır. Bir arabuluculuk prosedüründe, tarafsız konumda olan arabulucu, aralarındaki uyuşmazlığı karşılıklı ve doyurucu bir çözüme bağlamaları hususunda taraflara yardımcı olur. Uzlaşma sağlandığında, bu husus tarafları bağlayıcı bir sözleşme ile kayıt altına alınır. Arabuluculuk, gerek taraflar arasındaki ilişkinin korunmasında, gerekse geliştirilerek sürdürülmesinde ve dava giderlerinden daha az giderle uyuşmazlığın sonuca bağlanmasında etkili olan bir yoldur.

“Arabuluculuk devletler arasında yaygın kullanılıyor”

Bütün bu nedenler ile arabuluculuk, ulus devletler tarafından uygulanmakta olan klasik yargılama sürecinin yerini alan ve giderek daha yaygın biçimde kullanılan bir yöntemdir. Arabuluculuk, giderek artan ününün, belirginleşen ana çizgilerinin ve şimdilerdeki etkilerinin daha geniş biçimde kavranmasına bağlı olarak, günümüzde çatışma konusu olan uluslararası uyuşmazlıkların çözüme bağlanmasında da başvurulan bir yöntemdir. Arabuluculuk sürecinin başlayabilmesi için, öncelikle uyuşmazlığa taraf olanların bunu talep etmesi gerekir. Bir talebin olmaması, olsa bile kabul görmesinin zor olması veya reddedilmesi durumunda, uyuşmazlığın bu yolla giderilmesi olanaksızdır. Arabuluculuk, özellikle tarafların bir araya gelmezden önce, önyargılı olmaları veya bir yargıya sahip bulunmaları durumunda, sonuç alınması son derece zor bir yöntemdir. Arabuluculuk, her biri kendine özgü olan kimi özel unsurlar ve bazı farklılıklarla pek çok değişik alanlarda uygulanabilir. Arabuluculuğun en yaygın uygulama alanları, ticari ve hukuki uyuşmazlıklar ile diplomasidir. Bununla birlikte, diğer başkaca alanlarda da uygulanması olanaklıdır. Arabuluculuk, en küçük uyuşmazlıklardan, küresel barış görüşmelerine kadar her düzeyde ve bağlamda kullanılmaktadır. O nedenle, arabuluculuğun, gerçekten resmi olarak tanımlandığı ve spesifik yetkileri gerektirdiği durumlar dışında, belirli yargılama alanlarına gönderme yapmaksızın genel bir tanımını yapmak kolay değildir. Bununla birlikte, arabuluculuk kavramı kimileri tarafından, ihtilaf içindeki insanların, ihtilaflarını, anlaşmaya varmak suretiyle çözmeleri konusunda, üçüncü bir kişinin yardımcı olması anlamında kullanılmaktadır. Arabuluculuk hizmetini profesyonel olarak yapanlar, arabuluculuk konusunda uzmanlaşmanın devam eden bir süreç olduğunu, o nedenle arabulucuların öğrenimlerini sürdürmelerinin, yeterliliklerini ve eğitimlerini sürekli geliştirmelerinin şart olduğuna inanmaktadırlar.”

Seminer sonunda Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği Erzurum Kadın Başkanı Zeynep Polat, Arabulucu-Avukat Eyşan Esra Yılmaz’a teşekkür belgesi takdim ederken katılımcılar bir de topluca fotoğraf çekildiler.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM