
Modern insan neden her şeyini göstermek zorunda hissediyor?
Modern toplumda dikkat çeken en büyük değişimlerden biri, insanların artık yalnız kalamamasıdır.
Eskiden mahremiyet insanın doğal hakkıydı, bugün ise neredeyse açıklanması gereken bir durum haline gelmiştir.
İnsanlar nerede olduğunu, ne yaptığını, ne yediğini, ne düşündüğünü, hatta ne hissettiğini bile paylaşma ihtiyacı duymaktadır.
Bu değişim yalnızca teknolojiyle açıklanamaz.
Bu, modern toplumun yapısal dönüşümüdür.
Michel Foucault, modern dünyayı açıklarken “gözetim” kavramını merkeze alır.
Foucault’ya göre modern toplum, insanları zorla değil, görünür hale getirerek kontrol eder.
“Görünür olmak, modern iktidarın en güçlü kontrol aracıdır.”
(Michel Foucault)
Bugün insanlar yalnızca izlenmekten korkmuyor,
izlenmemekten de rahatsız oluyor.
Paylaşılmayan hayat, yaşanmamış gibi hissediliyor.
Erving Goffman, insanların toplum içinde sürekli bir sahnede gibi davrandığını söyler.
Goffman’a göre birey, başkalarının gözünde nasıl göründüğünü kontrol etmeye çalışarak bir “benlik sunumu” yapar.
“Toplumsal hayat, insanların sürekli rol yaptığı bir sahnedir.”
(Erving Goffman)
Ancak modern çağda bu sahne hiç kapanmamaktadır.
Eskiden insanın evi vardı,
şimdi insanın sadece profili var.
Eskiden insan yalnız kalabildiği yerde kendisi olurdu,
bugün ise yalnız kaldığında bile görünür kalmak istiyor.
David Lyon, günümüz dünyasını
“gözetim toplumu” olarak tanımlar.
“Modern toplumda insanlar yalnızca izlenmez,
izlenmeye uygun hale getirilir.”
(David Lyon)
Bugün telefonlar, kameralar, uygulamalar ve algoritmalar
sadece bizi takip etmiyor,
bizi görünür olmaya teşvik ediyor.
Jean Baudrillard, modern çağda gerçek ile görüntü arasındaki farkın kaybolduğunu söyler.
“Günümüz insanı yaşadığı için değil,
göründüğü için var olduğunu hisseder.”
(Jean Baudrillard)
Bu nedenle insanlar artık mutlu olmak için değil,
mutlu görünmek için yaşamaktadır.
Shoshana Zuboff, modern çağın yeni sistemini
“gözetim kapitalizmi” olarak tanımlar.
“İnsan deneyimi, modern ekonominin ham maddesi haline gelmiştir.”
(Shoshana Zuboff)
Bugün yalnızca davranışlarımız değil,
duygularımız,
alışkanlıklarımız,
tercihlerimiz,
ilişkilerimiz bile veri haline gelmektedir.
Mahremiyet kayboldukça,
insan kendine ait olan alanı da kaybetmektedir.
Ve belki de modern çağın en büyük sorunu şudur:
İnsan hiç bu kadar görünür olmamıştı,
ama hiç bu kadar kendine uzak da olmamıştı.
Prof. Dr. Kürşat Şahin YILDIRIMER
GENEL
1 gün önceGENEL
2 gün önceGÜNDEM
5 gün önceGENEL
6 gün önceGÜNDEM
8 gün önceGÜNDEM
9 gün önceGENEL
15 gün önce
1
Erdoğan teğmenlerin ‘Kılıçlı Yemin Töreni’ ile ilgili konuştu: Burası kendini bilmezlerin at oynattığı bir meydan değil
2
Türkmen, sıkmadık el, girmedik gönül bırakmıyor…
3
ERMED KENT KONSEYİ İLE SORUNLARI MASAYA YATIRIYOR
4
DEVA Partisi Erzurum Adayları Açıklandı
5
ERZURUM ASP SPOR KULÜBÜ RTE ÜNİVERSİTESİ’Nİ 29-28 YENDİ
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.