• DOLAR
    %-0,04
  • EURO
    %-0,62
  • ALTIN
    %0,48
  • BIST
    %-0,15

Geçmişi henüz 5-6 yıl evveline dayanan İYİ Parti girdiği ilk seçimde barajı geçmekle kalmayıp 5 milyona yakın oy alıp kırkın üzerinde vekil çıkardı. 25 Ekim 2017’de kurulan İYİ Parti kısa sürede ülkenin üçüncü büyük partisi olmayı başardı. Kendisini “Merkezde” konumlandırmasına rağmen ilk girdiği seçimde ( belki de çok tartışılan 15 milletvekili transferinin diyeti olarak ) CHP ile Millet İttifakının içerisinde yer aldı. Şimdilerde yine CHP ile o meşhur 6’lı masanın başı aktörlerinden biri durumunda.

Masa demişken; herkesin birbirine kur yaptığı gizli kapılar ardında farklı taleplerde bulunduğu bu “zorlama” masada partilerin, prensiplerin, ideolojilerin ve anlayışların birbirinden farklı olduğu çok açık. Ayrıca bu masada kimin ne olduğu kimin ne kadar söz sahibi veya siyaseten hak sahibi olduğu da belli değil. Zaten İYİ Partinin şimdilerde siyaseten yaşadığı sıkıntının nedeni biraz da bu masanın var oluşu ve duruşu ile alakalı duruyor.

İYİ Partinin ve 6’lı masanın yereldeki yansımalarına baktığımız zaman da bunu rahatlıkla görebiliyoruz. Ben kendi adıma büyük bir hayal kırıklığı olarak değerlendiriyorum. Bu masanın ruhu Erzurum’da “ölü doğdu” sanırım ki zaten hayat dahi bulamadı. Şimdiye dek “İttifak Masasının” İl Başkanlarını ne yazık ki bir kez dahi yan yana bir karede veya bir masanın etrafında Erzurum’un sorunlarını konuşurken, tartışırken veya çözüm yolu ararken göremedik. Ne basının ne de vatandaşın karşısına bir kez dahi çıkmadılar belki de çıkamadılar.  Zaten çok beklediğim bir şey değildi ama yine de en azından siyaseten bu memleketin sorunlarını ortaya koyma veya dile getirme noktasında bir araya gelmeleri siyasetin gereğiydi diye düşünüyorum.

Tabi meselemiz 6’lı masa ya da onun tezahürü değil. Ancak ülkeyi yönetmek iddiası ve amacıyla ortaya konulan bir organizasyonun başındaki veya içindeki bir partinin vatandaşa bir şey sunamıyor olması siyaseten değerlendirilmesi gereken bir durum diye düşünüyorum.  İYİ Parti bugün kendisini ne ülke genelinde ne de yerelde doğru akılcı ve kabul edilebilir bir yere oturtabilmiş değil. Özellikle son dönemde kendisini ifade etmekte ve tanımlamakta da zorluk çekiyor. Yalnızca Meral AKŞENER’in rüzgârıyla yol almaya çalışan ancak buna rağmen çok falso veren İYİ Parti yerelde de parti içi çekişmelere kendisini kurban vermek üzere.

Evvela İYİ Parti Erzurum’da Liderleri Meral AKŞENER’in çok gerisinde. Son seçimde özellikle tepki oylarını toplayan İYİ Parti şuan mevcut durumun da gerisinde görünüyor. Partililer ve vatandaşlarla konuştuğumuzda bunun en büyük nedeninin partinin kendi içerisindeki bölünmüşlük olarak görüyoruz. Açıkçası bu bölünmüşlüğü görmek için müneccim olmaya farklı bir bilgiye veya insanüstü güçlere sahip olmaya gerek yok. Parti gezilerine seçim çalışmalarına ve özellikle sosyal medyaya baktığımızda bazı şeyleri çok rahatlıkla görebiliyoruz. Özellikle birkaç gün önce Milletvekili Naci CİNİSLİ’nin sosyal medya hesabından yaptığı “Ben Adayım” paylaşımını bunun en büyük göstergesi olarak görmek gerekir. Ortada herhangi bir seçim veya aday belirleme süreci yokken böyle bir çıkış Erzurum’da mevcut bir vekillik veya olası ikinci vekillik için bir takım çalışmaların ve çatışmaların olduğu bunun da Sayın CİNİSLİ tarafından bloke edilmeye çalışıldığının itirafıdır.

Konu hazır adaylık meselesine gelmişken bununla ilgili de bir değerlendirme yapmak doğru olacaktır. Naci CİNİSLİ son seçimlerde Millet İttifakının çatısı altında Erzurum’dan İYİ Parti Milletvekili olarak seçildi. Önümüzdeki seçimlerde Millet İttifakının artı bir vekil daha çıkarma olasılığı İYİ Partide hareketliliğe neden oldu. İYİ Partide bu konuda bir çekişme hatta bir kavga var. Herkes ya aday ya da herkesin bir adayı var.

Öncelikle Naci CİNİSLİ’nin adaylıkla ilgili bir beklentisi bir talebi var ve olacaktır. Sayın CİNİSLİ kadar kendisini destekleyen yanında olan ve bunu her yerde her ortamda dile getiren bir grubun da benzer bir talebi ve beklentisi var. Bunu da en üst perdeden dile getiriyorlar. Ancak bu cenahın bu “abartı tavrı” nedeniyle gerek Sayın CİNİSLİ’ye gerekse de bu kesime karşı antipatik bir durumun oluştuğunu da söylemek gerekiyor.

İYİ Partide bir başka aday Genel Başkan Meral AKŞENER’in Danışmanı Zekayi KAYA. Hatta bu isim o kadar çok dillendiriliyor ki birçok kişi bu ismin adaylığına kesin gözüyle bakıyor. Olabilir mi? Elbette en azından ülkemizde siyasetin Ankara merkezli yönetildiği gerçeği ortadayken bu hiç de yabana atılır bir beklenti değil. Hatta Naci beyin bir başka yerden aday gösterilip Zekayi KAYA’nın Erzurum liste bir olacağı da konuşuluyor. Hatta Erzurum’da bir ekip oluşturduğu ve şimdiden bir takım çalışmalara başladığı da konuşuluyor.

Yine adaylık noktasındaki bir diğer isim elbette İl Başkanı Melih KIRKPINAR Melih KIRKPINAR belki de vekilliği hak eden en önemli isimlerin başında geliyor. Partiye maddi manevi çok emek verdi. Ayrıca daha parti orta yerdeyken kimse sahip dahi çıkmazken İl Başkanı bulamazken görev aldı elini taşın altına koydu ve yıllardır büyük bir emek ve gayretle bu görevi yürütüyor. Egosu olmayan son derece doğal biri olan KIRKPINAR partililer tarafından çok seviliyor. Ancak Genel Merkez tarafından çok sıcak bakılmadığı ilişkilerinin çok iyi olmadığı bu konudaki eksileri olarak gösteriliyor. Hatta bir dönem görevden alınabileceği dahi konuşulmuştu.

Bir başka isim yine son günlerde ve sosyal medya paylaşımlarıyla ortaya atılan İYİ Partinin İl Kadın Politikalar Başkanı Esra AKPINAR. Esra AKPINAR her ne kadar bu iddiayı yalanlasa da hem parti içindeki kadınlar tarafından hem de genel merkez tarafından başarılı bulunan sevilen bir isim. Kadın olması da kadın kontenjanından ve Genel Başkanın kadın olması hasebiyle kendisini şanslı kılıyor. Ayrıca Esra AKPINAR ile İYİ Partinin Kadın Kollarının belli bir ivme kazandığı, üye sayısının arttığı tıpkı bir iktidar partisi gibi çalıştığı ve teveccüh gördüğü ortada.

Bir de bunların dışında yine genel merkezle dirsek temasında olan bir “Gençler” grubu var. Bu grup da özellikle kendilerinden birinin aday gösterilmesi gerektiğini savunuyor.

Bütün bunları dikkate aldığımız zaman bir veya iki vekil çıkarma olasılığı olan ki bununda “İttifak Masası” içerisinde olduğu kabul edildiğinde daha karmaşık bir durum haline gelen vekil olma mücadelesinin İYİ Partiyi zayıflattığı su götürmez bir gerçektir. Çünkü yıllarca bu tür mücadelelerden bıkmış yorulmuş vatandaşın yine böyle bir anaforu kaldıracak gücü ve psikolojisi de yoktur. Bu yüzden İYİ Parti yönetimi “Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak” istemiyorsa bu kısır tartışmalardan kurtulmalı vatandaşa kulak vermelidir.

Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?

Yorum yazmak için giriş yapmalısın

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM